Bazen çok zordur konuşmak. Aslında dağ gibi birikmiştir içimizde ama boğaz dardır. Zor akar…ağızdan dökülmez sözler. Bazen dökülmediği de iyidir. Ya seni acıtacaktır, ya da karşıdakini. Ama içeride yara yapar. Anlayacağın o sözler dökülsün dökülmesin, öyle veya böyle seni acıtır. İşte bu durumda yazmak ilaç gibi gelir insana. Boğazdan dökemediğin sözler, duygular, sessizce parmaklarının arasından dökülür. Dağ erir. Eridikçe nefes kolaylaşır. Nefes kolaylaştıkça kalp iyileşir.

Yazmak işte böyle tılsımlı bir şeydir. Hele elinde sevdiğin, sana özel anlamlandırdığın kalem, bir de herhangi bir kağıt parçası varsa, iyileştirme gücü daha yüksektir.

Araştırmalara göre yazmanın iyileştirici etkisi var: Beynin düşünme, dil, hafıza alanlarında pozitif etkisi birçok araştırma tarafından kanıtlanmış. Peki, beyin fonksiyonlarını artıran yazma eylemini biz neden ihmal ediyoruz? Bazı insanlarda inanılmaz bir arzu ve tutkuyken yazmak, neden bazılarımız elimize kalem bile almıyoruz? Bunu cevaplamak zor ama belki yazmak isteyen ama bir türlü yazmaya başlayamayanları anlamaya çalışabiliriz. Bu kişiler aslında yazma ihtiyacını duyan kişiler. Beyin nasıl bedenimiz susadığında, acıktığında sinyaller veriyorsa, yazmaya açlığımızda da sinyaller veriyor. Fakat ihtiyaçları gidermenin kolaylığıyla eylem tercihlerimizi yapıyoruz. Yazmak zor geliyor; spor yapmak gibi. Spor yapmanın bedenimize ömrümüze neler kattığını bilmemize rağmen yapmıyoruz. Bunun için enerjiye, disipline ve alışkanlığa sahip değiliz. Yazmak ise daha çok içe dönmeyi, sakinleşmeyi, durup farkındalığını artırmayı gerektiriyor. Fiziksel olarak daha kolayken ruhsal olarak dinginleşmek gerekiyor. Spor yapmayan, yapamayanlara tavsiye ederim. Beden kaslarına hedeflenemiyorsanız, beyin kasına hedeflenin!

Yazmayı başarırsanız da kalemle yazın. Kendi tecrübeme göre kalemle yazdığımda duygu düşüncelerimin derinliğinde kaybolup inanılmaz keyif alırken, bu noktaya klavye kullanırken gelemiyorum. En duygulu yazılarım kalemimin ucundan dökülüyor. Ben ki teknolojiye düşkün kişi, kitap, defter ve kalem konusunda teknolojiden uzak durmaktan daha mutlu oluyorum.

Araştırmalara sorarsanız; bilişsel ve beyinsel gelişimde kalemle yazmanın bir çocuğun duygu ve düşüncelerini aktarma yeteneğini kazandırdığı gibi yaratacılığını da artırıyor. Bunu motor gelişim becerileriyle de bağdaştırıyorlar. El ayak beyin duygu koordinasyonu!

Neden sıkıldığımızda, bir toplantıda veya azar işitirken sınıfta elimizde kalem önümüzde defter sürekli yuvarlaklar, çizgiler, desenler çizerdik? Düşünmeden geçemedim!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s