İnsan desteğe ihtiyaç duyduğunda sarıyor geçmişe, geçmiştekilere, geçmişte yapılmış anlaşmalara uymayanlara ve durumlara. Yoksa pek çoğumuz geçmişi geçmişte bırakıp bakıyoruz önümüze, dönüyoruz günlük işlerimize, mücadelelerimize ve her anda yakalamaya çalıştığımız küçük mutluluklara.

Ama öyle bir an geliyor ki, bir durum çağırıyor geçmişi, hesaplaşmalarımızı. Yaraların izleri hiç geçmiyor ki, sadece acıtmıyor zamanla ama zaman zaman sızlıyor ya da öyle hissettiriyor. Duygu desen, bence yok, kalmıyor… karşıdaki, olmadı kendin ya da her şey affedilmiş. Fakat düşünce… işte o hiç gitmiyor. Hâlâ muhasebeleşme, hâlâ sorgulama.

Bence asıl sağlıklı olan da bu aslında. Çünkü muhakeme devam edecek ki gelecekte karşılaşacağın durumlarda daha iyi bir duruş sergileyebilesin. Bence eller havaya, çivi çiviyi söker hikayeleri ne çözüm ne gerçek. Gerçek olan gerekirse bin defa olacak yüzleşmen,  muhasebeleşmen.  Ama duyguyu geçmişte bırakarak. Çünkü düşünce zamanla değişen bir şey iken, duygu hep aynı, sadece hissiyat derecesi farklı.

Oğlumla acildeyiz. Küçük bir sağlık sorunu. Düşünüyorum neden yine yalnızım diye. Anne kutup ayısı misali. Acıtmıyor, çünkü duygu yok, ve zaman, sağlık ve maddiyata yetebiliyorum. Ama acıtıyor oğlumu, ideallerimi, perspektifimi. Acıyorum değer sorumluluk bilmeyenlere, önceliklerini doğru sıralandırmayanlara, vermeyenlere. Ama acımıyorum verdiklerime, sevgime, mücadeleme.

Sadece düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s