Kâinatın ilk yaradılışındaki büyük patlamada eşit sayıda madde ve anti-madde oluşmuş olması gerektiğini söylüyor fizikçiler. Ama bugün baktığımızda var olan en küçük formdan en büyüğüne kadar maddenin ağırlıklı varlığı görülüyor. Yani anti-madde nispeten çok daha az bulunuyor. Peki, evrendeki bu dengesizliği yaratan ne? Her şey denge üzerine kurulmuşken, neden dengesizliğe doğru gidiyoruz?

Fizikçiler bu asimetrik duruma açıklama getiremeye dursunlar, ben de dönüp evrendeki ‘hiç’ kadar formumla var olduğum küçük çevremdeki dengesiz formlara ve bu formların oluşturduğu toplumlara açıklama getiremeyeyim!

Doğa tek bir oluşuma açık değildir, oysa. Oluşumlar çift üzerine kuruludur. Nefes almak için nefes vermek gerekir mesela. Nesil devam ettirmek için bir eş gerekir. (lütfen burada Jurassic Park filmindeki müthiş sözü (‘life finds a way’ yani ‘yaşam bir şekilde yolunu bulur’) öne getirmeyelim 🙂 )

Biz ne zaman ki bunu unuttuk, dengesizliğe doğru yelken açtık; bir ben var mı benden içeri diye sorgulamadık; sorgulayanları unuttuk; maddeye değil de anti-maddeye, ‘ben’i oluşturan şeylere sırtımızı döndük,… Dengesizleştik.

Bence suçlayalım evreni, evrendeki dengesizlikleri! Bizde suç yok, hiç olmadı!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s