Murat Sevinç’in “Toplum nedir, yurttaşlık nedir, hak aramak nedir, kötü muamele nedir, Akdenizlilik ile itlik neden birbirinden ayrılması gereken niteliklerdir? Ve Türkiye ne hâldedir? Tekmili birden, aynı olayda!” diye başlayan yazısını okuduğumda şöyle bir geçmişe gittim. Sanki yazdığı gerçek hikaye bugün yaşanmış değil de 31 yıl önce benim yaşadığım olayla bir dejavu ilişkisindeydi. Lütfen okuyun, okuyun ve düşünün: http://www.diken.com.tr/toplum-degil-kalabalik-akdenizlilik-degil-itlik/

Üniversite birdeyim. Yazın başlangıcında bir kız arkadaşımla ailesinin yazlığına gitmek üzere otobüse bindik. O zamanlar otobüslerde sigara içmek yasak değil. Alışmışız arkadaki dertli arkadaşın sigarayı üflemesiyle yarım saatte bir ön koltuğa yapışıp nefes alma çabalarına. İçmediğin için sende sıkıntı var edasında bir toplumda yaşıyoruz! Neyse, otobüs perondan ayrılmak üzere geri viteste iki metre ilerlemişken çaprazımda oturan genç bir kadın sigarasını edâlıca yaktı. Ben de duramadım tabi ki ‘Hanımefendi bakın herkes sigarasını dışarıda içti otobüse öyle bindi. Hani on dakika sonra yaksaydınız tamam da…’ derken kadın üstüme bir saldırdı!… Gayri ihtiyarı korunmak için havaya kalkan ayağım kadının göbeğinde, yüzüme ulaşmaya çalışan iki el ve pençe şeklinde parmaklar, çılgın kızgın sarı kıvırcık saçları sağa sola savrulan bir kadın ve kadının ifadesiyle saçımın başımın yolunmasını engellemeye çalışan ben…anılarım böyle net. Kadını normal karşılamış kendi haline bırakmıştım diye hatırlıyorum. Asıl sinirlendiğim, yanımıza gelen muavinin yandan çarklı sırıtışıyla sarf ettiği ‘sıkıntı ne’ sözleriyle önümdeki koltuk arkasındaki küllüğü açarak elindeki sigarayı içine silkelemesi idi!

Otobüs dolusu insandan bir kişi bile ses çıkarmadı. O kadın sabaha kadar otobüs şoförü ile sigara içip muhabbet etti ve biz bu normallikler(!) içerisinde sağlıklı(!) bir seyahat yaptık. Bugün Murat beyin hikayesini okuduğumda aslında hiçbir şeyin değişmediğini, geçen otuzbir senede medeniyete doğru bir adım bile atamadığımızı tekrar gördüm, anılarımla yaşadım. Tabi Murat beyin hikayesinin yanında benimki hafif kalıyor, ama tespit benzer.

Eğitim şart. Ama, doğru dürüst yapısal temel bir eğitim; medeniyet içeren, hak hukuk içeren, vicdan, eşitlik, özgürlük içeren. Okur yazar sayısı artmış neye yarar!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s