Kırk üç kişi toplandık eskilerden, sanki yıllar geçmemiş, duygu samimi, gönül açık, rahat muhabbet…tam özlenen. Saate bir baktım ki zaman nasıl geçmiş, hızla geçmiş seneleri yakalamaya çalışırken. Her birimiz şeker ama garip, belki de akla zarar. Saç, kilo, giyimdeki yıpranmaları gözetmeksizin sadece o tanıdık gözlere odaklanmışız. Benzer bakışlar, benzer konular, yakın hisler.

Bilmem bu algı farkı mı, yoksa kalbe mi yakın. Soruyorum çünkü bir arkadaşım sanki yakalamış mutlu mesut yüzümü, sanırım dudaklarımdan da dökülmüş sözler, “ne güzel eskilerden olunca daha bir güven ortamı” diye, bana şöyle bir şey söyledi ya da ben öyle anladım, “aslında öyle değil ama öyle zannetmek istiyorsun”…zzzzzzzttt…plak çizildi, müzik sustu, ortalık grileşti. Algı gözlerdeki derinliklerden geldi yüzeye, gördü yıpranmaları. Ne gerek vardı şimdi?

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s