Elliyedi(tarifsiz tariflere devam)

Hani deriz ya ‘iyi-kötü’, ‘güzel-çirkin’, ‘doğru-yanlış’ kavramları biraz göreceli, toplumsal olgulara göre oluşur, özetle ‘neye göre – kime göre’ değişir, diye…

Çünkü her insan hem iyidir hem kötü, hem güzeldir hem çirkin, hem doğrudur hem yanlış. İyi-kötü davranışsal durumdur o zaman. Güzel-çirkin ise görsel, görsel ise algıdır. Doğru-yanlış ise ahlaki toplumsal kurallara göre tutumlardır.

Hadi o zaman tarifsiz tarifler yapalım bu kavramlara…

İyi kötüyü ayırt edebilmek için size Tolstoy’un sözünü öneririm. “Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür.”

Güzeli çirkini ise belki de Lao Tzu’nun, iyiyi kötüyü de içeren, sözüyle ayırt etmek gerekir. “Dünyada herkes güzel olan şeyleri güzel olarak bilirse, çirkin olan şeyleri de tanır. İyi olan şeyleri iyi olarak tanırsa, fena olan şeyleri de bilir.”

Yine Tolstoy’un bir sözüne dem vurayım doğru-yanlış için:” İnsanların çoğu onu yapıyor diye yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz.”